27 Şubat 2015 Cuma

Neler oluyor bize diye soruyor herkes!!!!!!

1 yorum

Son zamanlarda yine millet olarak çok kötü günler geçirdik, geçiriyoruz ve geçireceğiz. Bu süreç hep olacak hiç bitmeyecek. Aslında hep vardı. 
Ancak bazıııı şeyler serbestleşince ve bazıııı şeyler yasaklandıkça insanlar sapıttı. 
Üzerine birde eğitimsizlik, salak saçma TV programları, kitapsızlık, gençleri özendiren ve yanlış yönlendiren diziler,... bunların sonu gelmez anlayacağınız. 
Yapılan ve yaşananları benim aklım almıyor. 
Uzatıp ta ne sizin canınızı ne de kendi canımı sıkmak istemiyorum. 
Sadece içimden geldi ve yazdım, konseptim bu benim :)
Artık hissettiğim şu; bu ülkede yaşadığım için utanıyorum korkuyorum ve çocuğumun geleceği için endişe duyuyorum. Aklımda deli sorular ve planlar...


Unutmadan, çocuklarınıza kitap sevgisi aşılayın. Ama onun öncesinde siz örnek olun. Okuyun ki okusunlar...


25 Şubat 2015 Çarşamba

Bana Masal Anlatma

0 yorum
Uzun zamandır zevkle izlediğim tek film. Komedi dalında tabi ki. İzleyeli 5-6 hafta oldu ancak ben yazmaya yeni fırsat buldum :)Absürt komediyi sevenler, Leyla ile Mecnun dizisini mutlaka izlemiştir. Ben dizinin hayranıyıdım. Zaten çok dizi izleyen biri değilim. 2-3 senede bir, bir diziye takılırım. Oda genelde komedi olur. Leyla ile Mecnun bitince resmen karalar bağladım. Çok üzüldüm, şaka değil.  

Leyla ile Mecnun dizisi final yapamadan maalesef yayından kaldırıldı. Çok üzüldüm. Dört gözle Fatih Aksak'ın yapacağı işleri beklemeye başladım.  Veee Bana Masal Anlatma çıkar çıkmaz sinemaya attım kendimi. İzlemeyen varsa, absürt komedi seviyorsa mutlaka izlesin derim. Ben ba-yıl-dım.


22 Şubat 2015 Pazar

Adım Adım Set

0 yorum

Her annenin endişesi çocuğunu büyütürken hata yapmaktır. Boşuna endişelenmeyin, o hatayı mutlaka yapıyoruz.Biz yapmasak ta çevredeki faktörlerden etkileniyorlar. 
Bu Endişe bende de var tabi ki. Ne kadar çabalarsam bir yerlerde bir eksik olduğunu ya görüyorum ya da hissediyorum. Sonuçta bizde etten kemikten insanız. 
Bir gün internette Yağız için  daha doğrusu gelişimi için bir şeyler araştırırken "adım adım" setini buldum. Pedogoglardan oluşan kadro harika bir iş çılKartmıilar. Çocukların aylık gelişimine göre eve her ay, tabi sizin seçiminize göre, bir kutu geliyor. Kutunun içinde çocuğunuzun o ayki öğrenmesi gerekenler ve kapasitesine göre oyunlar, kitaplar, oyuncaklar, hikayeler,,, var. Ben aldım ve memnunum. Memnun kaldığım şeyleri paylaşmayı seviyorum biliyorsunuz. Bu set çocuklar için harika.


2 Yıl Emzirme Zorunluluğu!!!

2 yorum
Herkesin dediği bir şey var: "Bebeğini 2 yaşına kadar emzirmelisin" 
Evet belki doğru ama ya hiç emziremeyenler ne yapacak? Bende bu mahalle baskısından dolayı 2 sene emzirme konusunda and içmiştim :)
Anne sütü bebeğe kesinlikle çok yararlı. Ancak ben artık şuna inanıyorum, bebek 6. aydan sonra düzenli ve dengeli beslenirse bağışıklılık sistemi güçlüyse veya güçlenirse, anne sütü kesilmek zorundaysa sıkıntı olmaz. 
Nitekim ben Yağız'ı 10.5 aylıkken sütten kesmek zorunda kaldım. 
Ancak Yağız ek gıdayı çok güzel yiyordu anne sütünü akşam yatarken tercih ediyordu. Beslenmesi çok iyiydi. O yüzden kesmekte de zorlanmadım. Aramadı sonrasında. 
Yağız 1 aylık

İnsanlar soruyor şimdi, emziriyor musun diye.Bende hayır diyorum. 
Allahhhhııımmmm bin bir türlü laf söylüyorlar. Yok sütün mü bitti, yok neden bıraktın, 2 yaşına kadar emzirecektin yanlış yapışsın, benimki hala emiyor (ağzını büke büke, sanki ben isteyerek bıraktım. Ya da o doğru ben yanlışım gibi)... falan filan. Bütün bu olanlardan anladım ki, her çocuk ve çocuğun büyüme süreci farklı. Bebeğe ya da çocuğa göre ayak uydurmak en güzeli. Bazı şeyleri zorlamamak en güzeli :)

Yağız 11 aylık

21 Şubat 2015 Cumartesi

Pegasus'tan Müthiş Doğum Günü Sürprizi

0 yorum
Düşününce biz annelerin hayatta en çok heyecanlandığı ve hiçbir zaman da unutmayacağı (unutmak da istemeyeceği) an, bebeklerimizin doğum anıdır! Doğumda bebeğimin ilk defa ağlarken çıkardığı ses hâlâ kulaklarımda. :)
Doğumdan sonra yüzlerine her baktığımızda bu heyecanın onlarla birlikte hızla büyüdüğünü de hissederiz. Bu yüzdendir ki bebeklerimizin doğum günleri hem onlar hem de bizim için çok önemli! :)
Pegasus bu heyecanımızı görüp yaşadığımız bu mutluluğu daha da artırarak çocuklarımızın doğum günlerini uçaklarında kutlamaya başladı! Hem çocukları hem de bizi çok mutlu ediyor!
Tüm anne babalar bu videoyu izlemeli. :) http://youtu.be/hKi6S_iZxLM


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Hasır ipten sepet

0 yorum
Yine pinterestte karşılaştığım ve yapmak istediğim bir faaliyeti yapmakla gurur duymaktayım :) Urgan ipten sepet yaptım. Değişik şekiller ve boyutlarda yapılabilir. 
Ben kalıp olarak  telden oluşan meyveliğimi kullandım.
 İpi çevresine sararak ve silokonla sabitleyerek sonlandırdım.


Masamın üzerinde yerini aldım, yakıştı şimdilik. 
Bu aralar evde olduğum için bu tarz el becerileriyle uğraşıyorum. 

Ancak annem gitti. 
O yüzden bugünden sonra pek ilgilenemem DIY faaliyetleriyle. 
Ancak ev işi, Yağızla vakit geçirme, kitap okumaya ayırabilirim zamanımı. 
Yılmaz da işten geç geldiği için vaktimi üçe bölebilirim :)
Yağız 21.30 da uyuyor ve ben de artık evde yalnız olduğum için kendimi kitaplarıma verebilirim.



19 Şubat 2015 Perşembe

Mandaldan Ayna

2 yorum
İş yeri değişikliğinden dolayı mart başına kadar evden yürütüyorum işlerimi. 
Boş kalan zamanlarımda da Yağız uyuyorsa kendime vakit ayırıyorum. 
Uzun zaman önce pinterestte gördüğüm ve yapmak istediğim bir ayna vardı. 
Malzemelerini de almıştım. Fırsat bu fırsat deyip yaptım :)


Gerekli malzemeler, istediğiniz şekil ve büyüklükte bir ayna, ahşap mandal, silikon tabancası.


Mandalları birbirinden ayırıp aynaya silikon tabancasıyla monte ettim. Bu kadar :) Aslında vernik süreceğim üstüne ama fırsat bulamadım. Malum Yağız :) 


Sağ tarafta çok az bir boşluk oldu. Bende o boşluğu arkadaşımın nikah şekeriyle kamufle ettim :) Ama güzel oldu, ben beğendim.  Farklı renkte boyanabilir de. İsteğe bağlı.


Şimdilik yeri banyo, yakıştı oraya. Gelen günler ne gösterir bilemiyorum. Yine aynı yöntemle altına raf düşünüyorum. Ama ne zaman yapabilirim bilmiyorum.

Örme Sıcak Su Torbası

2 yorum
Örgüyü oldum olası çok severim. Annemden bana geçen bir özellik :)
Tabi bu konuda annemin tırnağı olamam. 
Artık annem gibi olabilir miyim bilmiyorum? Sanırım zor. 
Annem benim için sürekli bir şeyler örer. 
Küçüklüğümden beri. 

Görüldüğü üzere hala benim için örmeye devam etmekte. 
Benim yapmak istediğim bir şeydi bu sıcak su torbası örgüsü. 
Annem benden önce davrandı. Ama harika oldu.
 Öyle değil mi?  
Hazır olanlardan daha özel çünkü el örgüsü, emek var. 
Ayrıca çok şık duruyor.


Ben bayıldım, ya siz?

17 Şubat 2015 Salı

Kocan Kadar Konuş...

0 yorum
Kitap okumayı gerçekten çok sevenlerdenim. Kitap hayatımın bir tarafını oluşturuyor. Bu kitap alışkanlığı babamdan bana geçen en güzel miras :) Babamda kitap okumayı çok sever. Aynı anda 2-3 kitap birden okur. Bende aynı şekilde. Bir tane kitap okuyamıyorum. Yatak odasında bir kitabım, oturma odasında bir kitabım ve el çantamda bir kitabım var. Kitap&Aşk mantığı oturmuş bende babamdan ötürü:) 
Dedem o ki Şebnem Burcuoğlu'nun "Kocan Kadar Konuş" kitabını okuyalı çok oldu aslında. Paylaşmak şimdi nasip oldu. Eğlenceli ve şeker tadında bir kitap. 

"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem.

Sözün özü, kocan varsa varsın, yoksa da geçmiş olsun. Hele ki bir de 30'una gelip de bekâr kaldıysan bu dünyada yatacak yerin yok!"

Evli misin?
Ya nişanlı?
Sevgilin var mı?
O da mı yok!
Yaş kaç?
Hmm. Anlaşıldı.

Sen en iyisi bu kitabı bir oku. Yalnız değilsin Türk kızı! Senden çok var -ay bunu da yanlış anlayıp trip atarsın sen şimdi. Yok, öyle demek istemedik. Ailen, çevren, eşin-dostun-arkadaşınkankan, hepsi evlilik lafı ediyor değil mi? Ama zor iş.

Koca bulmak ÇOK zor iş arkadaş…
(Tanıtım Bülteninden)


Okuyun okuyun okuyun....

13 Şubat 2015 Cuma

Afacan Yağız

0 yorum
Yağız hayatıma girdiğinden beri  herkesin hayatı gibi benim hayatımda değişti. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini anlıyor insan. Yağız o kadar çabuk büyüyor ki, bazen  "yavaş git" demek istiyorum zamana. Ama nafile. 


 Yağız'dan her gün yeni bir şeyler duymak o kadar güzel ki! Kelimeleri tekrar etmesi, sürekli oyun halinde olması, hareketleri taklit etmesi, arkadaş canlılığı, hayvanseverliliği,...
İnsan her gün bir kez daha aşık olur mu? Oluyormuş demek ki !

Annelik zor zanaat. Çok seviyorsun elbet anlatılamayacak kadar. Ancak çokta kızıyorsun. Mesela Yağız çok uyumlu bir çocuk. Ancak dönem dönem özellikle diş çıkartma zamanlarında çok huysuz oluyor. Bende alışık olmadığım için afallıyorum :) 

Dediğim gibi annelik zor zanaat. Tek atımlık kurşun var ve hata yapma şansın yok. İllaki hatalar yapıyoruz. Bu hataları en aza indirgemeye çalışıyorum.



Yağız bu aralar çok afacan. Ne dersek onu yapıyor. Henüz 19 aylık ama tüm hayvan seslerini çıkartıyor, ne dersek tekrarlıyor, hareketlerimizi kopyalıyor, şekilleri biliyor ve yerine koyuyor. Müzik duyunca da asil  bir Trakyalı gibi oynamaya başlıyor :)

Sevgisini çok güzel gösteriyor. Hemen "ohh ohh" diyerek öpüyor, sarılıyor. Özür dilemesini biliyor. Bir hata yapıyorsa ya da ben ona bakışlarımla anlatıyorsam hemen gelip o minik suratını masumlaştırıp ohh ohh diye sevip kedi gibi sırnaşıyor :) 



Demem o ki, annelik güzel bir o kadar da zor.

 Şuan çalışan bir anneyim. Annemin desteğiyle rahatım. Yağız anneannesiyle çok güzel ve verimli vakit geçiriyor. Bir de annem olmasaydı ne yapardım. Daha önce başıma geldi. Eve gelince ev işleriyle uğraşmaktan Yağız'a vakit ayıramıyordum. Bu da çocukta sinir yaratıyordu ve agrasifleşiyordu. Ev işini yapmasan olmaz. Yağızla ilgilenmesen olmaz. Arada anne kayboluyordu bu durumda :( Neyse ki düzene soktuk. 


Annelerin arada kaybolmaması gerekiyor ki çocuğuna verimli olsun :) Verimli günler diliyorum.



3 Şubat 2015 Salı

Tabaklar Hamamı Soyundu İçinden Sürprizler Çıktı; Ve Kahve/ Hammam Ayakkabı

4 yorum
Bolu'da yaşayıp "VeKahve" de kahve içmeyen ve o mis gibi kurabiyelerinden yemeyen yoktur sanırım. "VeKahve" neresi mi? 



 Aslında bu soru doğru bir soru! Genelde "Hamam Kafe" olarak biliniyor. Hani şu restore edilip ayakkabı ve kahve dükkanına dönüştürülen Tabaklar Hamamı varya, oradan bahsediyorum. Şuana kadar bilmiyorsan bir şey demiyorum. 



 Ama artık öğrendin ne duruyorsun? Bolu dışında yaşayıp ta Bolu'ya turist olarak gelenler, turizm şirketleri bu mekanı pas geçmeyin sakın, pişman olursunuz. Kurabiyelerin lezzet fışkıran kokusunda başınız dönsün. Kahve kokusuyla başka diyarlara gidin. Bu duyguları sizde yaşayın :)
 

GÜLEVCE Copyright © 2012 Design by Ipietoon Blogger Template